İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Kapalı Cezaevi’nde 22 yıldır tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin sonlandırılması ve artan hak ihlallerini protesto etmek amacıyla cezaevlerinde 27 Kasım 2020’de başlatılan süresiz-dönüşümlü açlık grevi eylemi 200’üncü gününde. Açlık grevlerine dikkati çekmek için Van Tutuklu Hükümlü Aileleri Yardımlaşma Derneği (TUHAY-DER) basın açıklaması düzenlendi. Sanat sokağında yapılan açıklamaya HDP Milletvekili Murat Sarısaç, HDP, DBP eşbaşkanları ile çok sayıda kişi katıldı. 

Türkiye’nin En Zengin İlleri Listesi Açıklandı: İşte Van’ın Sırası… Türkiye’nin En Zengin İlleri Listesi Açıklandı: İşte Van’ın Sırası…

‘TECRİDE SON VERİLMELİ'

Açıklamayı TUHAY-DER Eşbaşkanı Ümit Çapan okudu. 20 Temmuz 2016 tarihinde başlayan OHAL’in, 18 Temmuz 2018 yılında sona erdirilmiş olmasına rağmen, OHAL uygulamalarının cezaevlerindeki etkisinin bitmediğini belirten Çapan, 2020 yılından itibaren yaşanan pandeminin cezaevleri açısından daha sert uygulamaları doğurduğunu ifade etti. Cezaevlerinde pandemi tedbirleri adı altında, mutlak bir tecrit hali ve ceza içinde ceza politikası uygulandığını vurgulayan Çapan, “Gelişen süreçte 2021 yılının ilk altı aylık tablosu, ihlallerin artarak devam ettiğini göstermektedir. Cezaevlerinde bulunan tutsaklar, 27 Kasım 2020 tarihinde,  İmralı Adası’nda Sayın Abdullah Öcalan şahsında geliştirilen tecrit politikası başta olmak üzere tüm cezaevlerine ve topluma yayılan tecrit ile bir bütünen hak ihlallerine karşı açlık grevine başladıklarını belirtmişlerdir. Tecrit uygulaması hukuksuz bir uygulamadır. Tecrit insanlık suçudur ve bir an evvel tecride son verilmesi gerekmektedir” dedi. 

TAHLİYE HAKKI ENGELLENİYOR

Cezaevi Gözlem Kurulları’nın raporları doğrultusunda siyasi tutsakların tahliyelerinin engellendiğini ifade eden Çapan, “Cezaevlerinde kalan hükümlüler, Ocak ayı itibari ile kurulların bahane içerikli, taraflı ve keyfi raporları ile koşullu salıvermeden faydalanıp tahliye olması gereken onlarca hükümlü tahliye edilmemektedir. Cezaevlerinde haksız bir uygulamaya tepki gösterdiği, açlık grevine girdiği, çıplak aramaya direndiği gibi haksız gerekçelerle ‘iyi halli değildir’ raporu verilmekte kimi zaman da bu durumların hiçbirinin yaşanmamasına rağmen siyasi görüş sebebiyle olumsuz rapor verilmektedir. Tüm bu keyfi ve baskı altında tutmaya yönelik haksız raporlar yüzünden tahliye hakkı kazanmış hükümlüler tahliye edilmemektedir” diye konuştu.

TALEPLERİ SIRALADI

Çapan, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin bir rutin hal aldığını ve hak ihlallerine ilişkin yapılan suç duyurusu gibi girişimlerin cezasızlık zırhı neticesinde sonuçsuz kaldığını söyledi. Çapan, “Özelde İmralı Adası’nda Sayın Abdullah Öcalan şahsında geliştirilen tecrit politikası ile genelde tüm cezaevlerinde uygulanan tecrit politikasının yanında birçok cezaevinde hak ihlalleri artarak devam ettiğini yüksek sesle dile getirmeye devam edeceğiz. Tecride karşı ses çıkaralım” diye konuştu.  

Çapan, son olarak taleplerini şöyle sıraladı: 

*İmralı Adası’nda Sayın Abdullah Öcalan şahsında geliştirilen tecrit politikasına son verilerek açlık grevi eylemcilerinin yasal ve hukuki olan talepleri yerine getirilmelidir.

*Uygulamadaki başta iyi hal kurulu olmak üzere, adil-hukuki olmayan ve toplum vicdanını zedeleyen tüm uygulamalardan vazgeçilmelidir. 

*Cezaevlerinden yaşanan her türlü hak ihlaline son verilmeli ve hak ihlalleri kapsamında suç işleyenler hakkında yasal işlem başlatılmalıdır.

*Adil ve eşit bir infaz yasası ile toplumun ihtiyaçlarına cevap olunmalıdır.