Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu’ndan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Avukat Ümit Dede, Patnos L Tipi Cezaevi'ne yaptıkları ziyareti ve koronavirüs (Kovid-19) tehdidine rağmen binlerce siyasi tutuklu ve hükümlünün tutulmaya devam edildiği cezaevlerinin durumunu Mezopotamya Ajansı’na (MA) değerlendirdi.

İptal Edilen Jin Kart projesini DEM Partili Milletvekili Gülderen Varlı Meclise Taşıdı! İptal Edilen Jin Kart projesini DEM Partili Milletvekili Gülderen Varlı Meclise Taşıdı!

Salgın virüs nedeniyle avukat ve hukuk örgütlerinin cezaevlerine gidip ziyaret yapmakta güçlük çektiğini hatırlatan Dede, bu süreçte cezaevlerinden bilgi edinmenin aileler üzerinden sağlandığını belirtti. Salgın süreci boyunca gelen şikayetlerin katlandığını dile getiren Dede, cezaevi yönetimlerinin, cezaevlerinin ne durumda olduğunun bilinmesini istemediğini belirterek, “Gerçekten koronavirüs salgını sonrası cezaevlerindeki yaşam mahpuslar açısından önceki döneme göre çok daha çekilmez bir hale gelmişti. Tabii gelen bu yoğun şikayetler ve bizim de bizzat yerinde görmek istememiz sebebiyle Patnos Cezaevi'ne bir ziyaret gerçekleştirdik. Öncelikle ilk izlenim olarak şunu belirtmek gerekiyor; cezaevi yönetimi milletvekili Berdan Öztürk ile içeriye girmemize izin vermediler. Hem milletvekilinin yapmak istediği görüşmeye engel oldular hem de diğer taraftan avukat görüşlerini de bu koşullar altında gerçekleştirileceğini ifade ettiler. 3 saat süren müzakereler sonucunda bizim ısrarlı tutumumuz karşısında en son avukatları görüşme için almak durumunda kaldılar. Dolayısıyla bu uygulamadan bir şunu anlıyoruz; cezaevleri dışarının haberdar olmasını istemiyor. Cezaevi yönetimleri cezaevlerinde ne yaşandığını, tedbirlerin ne boyutta olduğunu ve mahpusların sağlığının ne durumda olduğunun bilinmesini istemiyorlar" dedi. 

İÇME SUYU PARAYLA ALINIYOR

Patnos L Tipi Cezaevi'nin açıldığı günden beri yaşanan hak ihlalleriyle gündemden düşmediğini ifade eden Dede, "Koronavirüs salgını sonrasında alınan tedbirlerle mahpusların durumunun çok daha ağırlaştığına tanık olduk. Su sorunu yine devam ediyor. İçme suyunu parayla satın almak durumundalar. Yine diğer taraftan koğuşları ve kendi kişisel hijyenlerini sağlayabilmeleri için yeterince deterjan, el sabunu ve çamaşır suyu gibi ürünler verilmiyor. Kantindeki ürünler de çok pahalı. Fakat burada en fazla dikkat çekilmesi gereken hususlardan biri şu: Koronavirüs döneminde cezaevinde mahkumlar ciddi bir tecrit durumuyla karşı karşıya. Gazeteler verilmiyor, mektuplaşmalara izin verilmiyor, dışarıdan gelen mektuplar kendilerine verilmiyor, yeni kitaplar alınmıyor" diye anlattı. 

SAYILAR GERÇEĞİ YANSITMIYOR

Adalet Bakanlığı’nın, 120 tutuklunun hastanelerde koronavirüs sebebiyle tedavi altında olduğu açıklamasını anımsatan Dede, "Açıkçası hem genel olarak koronavirüs salgınına ilişkin verilerin devlet tarafından gizlendiğini, kaldıki cezaevleri boyutuyla da bunun gizlendiğini düşünüyoruz. Çok çarpıcı bir örnek var. Milletvekilimiz Ömer Faruk Gergerlioğlu Sincan'da bir mahpusa virüs bulaştığını iddia etmişti. Ancak bu yalanlanmıştı ve hakkında soruşturma başlatılmıştı. Fakat daha sonra tahliye edilen bu kişinin virüsten hayatını kaybettiği bilgisi ulaştı. Yine Bafra Cezaevi'nde bir mahpusun  hayatını yitirdiğini biz çocuğunun ölüm belgelerini sosyal medyada paylaşması ile öğrendik. Adalet Bakanlığı’nın açıkladığı bu 120 sayısının gerçeği yansıtmadığını düşünüyoruz. Gerçek olduğunu kabul etsek bile korkunç bir rakam. Biraz önce ifade ettiğimiz gibi salgın başladığı andan itibaren avukatların ve ailelerin mahpuslarla görüşmesi engellendi. Yine mektuplar, kitaplar, gazeteler verilmiyor” diye konuştu. 

VESİLE OLAN DEVLET

Virüsün cezaevlerine bulaşmasının  tek yolunun görevliler olduğunu söyleyen Dede, “Çok açık ve net bir şekilde devletin virüsü cezaevlerine bulaştırmaya vesile olduğunu ifade etmek gerekir. Dolayısıyla her geçen gün cezaevlerindeki mahpusların hem yaşam kalitesi düşmekte hem tecrit durumu giderek ağırlaşmakta hem de yaşamları büyük bir risk altında bulunmak" dedi. 

‘BİRAN ÖNCE ADIM ATILMALI’

65 yaş üstü ve hasta tutukluların salgından dolayı ve hastane dönüşü uygulanan 14 günlük karantina nedeniyle hastanelere gidemediğini dile getiren Dede, hasta tutukluların durumuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:  "İnfaz Yasası’nın cezaevlerindeki mahsusların sağlık, yaşam hakkını güvence altına almak için çıkarıldığı söylendi. Fakat eğer gerçekten motivasyon bu olsaydı, yani cezaevindeki mahpusların sağlığı düşünülerek bu yasa çıkarılmış olsaydı, öncelikli hasta ve yaşlı mahpusların tahliye edilmesi gerekirdi. Oysaki bu yasada ne yazık ki hasta ve yaşlı mahpuslar arası açısından da ayrıca bir düzenleme yapıldı. Dolayısıyla hala cezaevlerinde tahliye edilmeyen ve ölüm sınırında bulunan birçok hasta mahpus var. Tedavilerinin yapılma olanağı bulunmaksızın cezaevinde bulunuyorlar. Şuan cezaevlerine virüs bulaştığını artık Adalet Bakanlığı da gizleyemiyor. Dolayısıyla bu konuda bir an önce adım atılması, tedbirler alınması ve hasta ile yaşlı mahpuslardan başlamak üzere çok hızlı bir şekilde mahpusların cezaevinden tahliye edilmesi gerekir."