İsmi 90’lı yıllardan bu yana çeşitli suçlarla anılan, hakkında onlarca dava açılan Sedat Peker, "Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek", "Hürriyetinden yoksun bırakmak" ve "Evrakta sahtecilik" gibi çeşitli suçlardan 10 yıl yatıp 2014’te cezaevinden çıkmıştı. Cezaevinden çıktıktan sonra iktidar yanlısı konuşmalar yapıp muhalefeti tehdit eden Peker’in 2016 yılında "Bu Suça Ortak Olmayacağız" bildirisi yayımlayan 'Barış Akademisyenleri'ne sarf ettiği, "Oluk oluk kanlarınızı akıtacağız ve kanlarınızla duş alacağız" tehdidi hala akıllarda. Bu tehdit nedeniyle hakkında 11 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılsa da beraat ettirilmekte geciktirilmedi. Sonrasında başka birçok suçtan da hakkında dava açılan Peker, hepsinden ya beraat ettirildi ya da açılan davalar takipsizlikle kapatıldı.

PEKER'DEN AĞAR İTİRAFI

Bir süredir yurtdışında yaşayan Peker, başka bir haberin konusu olan çeşitli “anlaşmazlıklar” nedeniyle, şu sıralar iktidara yakın isimleri, görevlileri ve yöneticileri kapsayan önemli ifşalarda bulunuyor sosyal medyadan. Bu kapsamda birkaç gün önce Twitter hesabından kendi konuşmasını içeren bir video yayımlayan Peker, bu videoda bir yandan “derin devlet”e işaret ederken diğer yandan da suçların nasıl örtbas edildiğini anlatıyor. Bu ifşalardan birinde ise Peker, "Mehmet Ağar'ın oğlunu tecavüzden şikâyet eden kadın ertesi gün ölü bulundu" diyor.

TECAVÜZ ŞİKAYETİ

Peker’in bahsettiği kadın Kırgızistanlı gazeteci Yeldana Kaharman. Elazığ'da yayın yapan Kanal 23'te 'Maksat Gezmek' programının sunucusu olan Kaharman, 28 Mart 2019 yılında evinde ölü olarak bulunmuştu. Henüz 21 yaşında olan Kaharman’ın, Kırgızistan'dan geldikten sonra Tolga Ağar'ın yakın arkadaşının yanında işe başladığı ve Ağar hakkında tecavüz şikayetinde bulunmasının hemen ertesi günü evinde ölü olarak bulunduğu konuşulsa da Kaharman’ın şüpheli ölümü de tıpkı yüzlerce kadının şüpheli ölümü gibi “intihar” denilerek kapatıldı. Hatta Kaharman’ın ölümünü “intihar” diyerek kapatanlar aynı zamanda bu haberlere erişim engeli de getirdi. Neden?  Çünkü yerel gazeteler, Kaharman’ın ölümünün Mehmet Ağar’ın oğlu AKP Elazığ Milletvekili Tolga Ağar tarafından tecavüze uğradıktan sonra gerçekleştiği iddiasını haberleştirdi. Ve bu haber muhalif basının da gündeme getirmesiyle tüm Türkiye’ye yayıldı. İşte Sedat Peker, yayımladığı videoda tam da bu iddiaya dikkat çekiyor, daha doğrusu iddiayı doğruluyor. Peker, Yeldana Kaharman’ın Tolga Ağar’ın tecavüzüne uğradığını, şikayetçi olduğu için de öldürüldüğüne işaret ediyor. Jandarma Genel Komutanlığı ise Peker videosu sonrası yaptığı açıklamada Kaharman'ın 'jandarmaya herhangi bir müracaatının kesinlikle söz konusu olmadığı gibi helikopterle aldırılması'nın gerçek dışı olduğunu iddia etti.

'HERKES BİLİYOR...'

"Mehmet Ağar ve Pelikancıların gerçek yüzü" başlığıyla yayınladığı videoda, Yeldana Kaharman ile ilgili tam olarak şöyle diyor Peker: "Tolga Ağar'ın bir kız arkadaşı var. Kırgız ya da Kazak uyruklu. Kızcağız jandarmaya gidiyor, Tolga Ağar bana tecavüz etti diye. Kız şikayet ediyor. Daha sonra kızı helikopterle aldırıyorlar. Kız ertesi gün ölü bulunuyor. Orada bir garipcağız öldü, herkes biliyor kimse sesini açmıyor."

Kadın örgütlerinin, muhalif basının defalarca dile getirdiği bu gerçeği Sedat Peker açıkça itiraf ediyor. Peker’in bu itirafı aynı zamanda Nadira Kadirova, Gülistan Doku ve katledilen birçok kadının da itiraf belgesi niteliğinde. Bu itirafın ışığında özellikle şüpheli ölümü “intihar” diye kapatılan Nadira Kadirova ve her yeri kameralarla dolu Dersim’de kaybettirilen Gülistan Doku’yu hatırlamakta yarar var.

İstanbul akın akın Saraçhane'de buluştu: "Kurtuluş yok tek başına!" İstanbul akın akın Saraçhane'de buluştu: "Kurtuluş yok tek başına!"

NADİRA'NIN ÖLÜMÜNE ÖRTBAS

23 yaşındaki Özbekistanlı Nadira Kadirova, bakıcı olarak çalıştığı Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) İstanbul milletvekili Şirin Ünal'ın Ankara'daki evinde, Ünal’ın silahıyla 23 Eylül akşamı yaşamını yitirdi. Ankara Emniyet Müdürlüğü, henüz otopsi raporu dahi çıkmadan ilk günden ölümün 'silahla gerçekleştirilmiş bir intihar' olduğunu açıkladı. Oysa Kadirova'nın ölümünde suç teşkil eden, soruşturulması gereken onlarca önemli delil bulunuyordu. Örneğin, Adli Tıp raporunda, intiharda kullanıldığı söylenen silahta Nadira’nın parmak izinin bulunmaması, elinde barut izinin çıkmaması, Nadira'nın kanında literatürde tecavüz amaçlı kullanılan bayıltıcı bir ilaç olarak bilinen ketamin bulunması, ayrıca rahminde prostat spesifik antijen (PSA) denilen erkeklere özgü bir materyalin tespit edilmesi dahi yargı tarafından görmezden gelindi ve aydınlatılmadı. Nihayetinde de ölümünün intihar olmadığını kanıtlayan onlarca delile rağmen Kadirova’nın dosyası 2020 yılının Mayıs ayında takipsizlik kararı verilerek kapatıldı. Son çare Anayasa Mahkemesi’ne taşınan şüpheli ölümle ilgili ise hala bir karar çıkmış değil.

DOKU'UN İNTİHAR İDDİASI ÇÖKÜTÜ

Nadira Kadirova’nın yanı sıra bir diğer önemli olay da Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun şüpheli şekilde ortadan kaybolması. Küçük bir kent olan ve her bir noktası “güvenlik” gerekçesiyle kameralarla gözetlenen Dersim’de 5 Ocak 2020’de ortadan yok oldu Gülistan Doku. Kadın örgütlerinin tabiriyle kaybettirildi. Ne tesadüftür ki tıpkı Yeldana Kaharman, Nadira Kadirova’da olduğu gibi Doku’nun şüpheli kaybında da yetkililerin ilk açıklaması “intihar” oldu. Her şüpheli kadın ölümünde “intihar”ı bir can simidi gibi kullanan yetkililer, Doku'nun Dinar Köprüsü’nden Uzunçayır Barajına atladığını iddia etti. Bu iddia ile aylarca barajı arayan yetkililer, Doku ailesini oyalamakla suçlandı. Bu suçlamaların doğruluğu ise bilirkişi raporuyla tescil edildi.

ŞÜPHELİLER KORUNUYOR Ş

Emniyetin MOBESE kameralarını inceleyen ve bilimsel verilere göre rapor hazırlayan bilirkişi, Gülistan’ın intihar ettiği tezini çürüttü. Yanı sıra Doku’nun kaybolmadan önceki gün ile kaybolduğu gün eski erkek arkadaşı Zaynal Abakarov tarafından alıkonulduğunu, fiziksel güç uygulandığını ve psikolojik şiddet uygulandığını tespit etti. Aynı zamanda baş şüpheli Zaynal Abakarov’un polis olan üvey babası Engin Yücel’in de Gülistan’ın özel bilgilerine çalıştığı asayiş bürodan izinsiz ulaştığı ve bu bilgileri Doku’nun intihar ettiği yönünde algı yaratmak için kullandığı ortaya çıktı. Hakkında dava açılan Engin Yücel görevinden uzaklaştırıldı. Fakat bütün bu delillere, şiddete, tanıkların ifadelerine karşın ne Zaynal Abakarov gözaltına alındı ne de Engin Yücel. Kısacası Gülistan Doku’nun soruşturma dosyası, gözümüzün içine baka baka bir buçuk yıldır yerinde saydırılıyor.

16 AYDA 230 ŞÜPHELİ ÖLÜM 

Sedat Peker’in Yeldana Kaharman’ın ölümünün aslında bir cinayet olduğunu ve bu cinayetin “intihar” kisfesi altında iktidar yöneticileri tarafından elbirliğiyle kapatıldığını ifşa etmesi, Nadira Kadirova ve Gülistan Doku’nun akıbetlerini de açığa çıkarıyor. Hatta failleri koruyan, kollayan iktidar sayesinde şüpheli şekilde ölen yüzlerce kadının aslında erkekler tarafından katledildiğini de ihbar ediyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre 2020 yılında 171 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. 2021 yılının ilk 4 ayında ise 59 kadının ölümü şüpheli. Ve bu şüpheli ölümlerin çok büyük bölümü etkin bir soruşturma yapılmadan “intihar”, “kaza”, veya “doğal ölüm” denilerek kapatılıyor. Bu çerçeveden bakınca AKP iktidarının İstanbul Sözleşmesi’ni niye canhıraş şekilde hedef aldığı ve niye feshettiği net bir şekilde ortada duruyor.

Yeni Yaşam Gazetesi